Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:43

Boş Durma, Bir İşle Meşgul Ol!

img 02Hiçbir iş yapmayıp boş duran kimseler dedikodu yaparlar ve ona buna laf taşırlar. Çünkü zihinler dağınıktır.

"Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular." (Tevbe, 87)

İnsan zihni için en tehlikeli durum, kişinin hiçbir iş yapmayıp boş kalmasıdır. Böyle biri, sağa sola yalpa yaparak hızla yokuş aşağı inen şoförsüz bir araba gibidir.

Hayatında kendini boşlukta hissettiğin zaman kendini üzüntü, keder ve kaygıya hazırla. Çünkü bu boşluk, seni hayat merdiveninin geçmiş, gelecek ve bugünkü dosyalarına doğru çeker, bu da seni şaşırmış bir hale getirir. Kahredici gevşekliğe karşılık verimli bir meşguliyet bul. Çünkü boş kalmak, gizli bir cinayettir ve sakinleştirici haplarla intihar etmek demektir.

Boş kalmak; Çin zindanlarında, tutukluyu her dakika damlayan bir şişenin altına koymak suretiyle yavaş yavaş uygulanan bir işkenceye benzer ki damlaların beklendiği aralıklarda tutuklu cinnet geçirmektedir.

Rahatlık bir gaflet, boşluk ise maharetli bir hırsızdır. Bu kuruntu savaşlarının kurbanı ise paramparça olan aklındır.

O halde hemen kalk, namaz kıl, Kur'an oku, tesbih çek, bir şeyler yaz/oku. İşyerini tertiple, evini düzene sok veya başka birine yararlı ol, Ta ki boşluktan kurtulasın. 

Meşguliyet bıçağıyla boşluğu kes ve işini bitir. Doktorlar, sadece bu icraata karşılık bile mutluluğun yüzde ellisini garanti ediyorlar. Çiftçilere, fırıncılara ve inşaat işçilerine bir bak; sen boşluk yılanı tarafından ısırıldığın için yatağında gözyaşlarını silerek ızdırap çekerken onlar huzur ve mutluluk içinde bülbüller gibi şakıyorlar.

Pazartesi, 28 Ocak 2019 02:34

Sakın Üzülme! Geçen geçmiştir.

img 01Geçmişe takılmak,zihnimizden onu bir türlü atamamak ve halen geçmişte yaşadıklarımıza üzülmek aptallık, delilik, iradeyi öldürmek ve şimdiki yaşadığımız hayatı boşa harcamaktır.

Akıllı insanlar, geçmişin dosyasını bir daha açmazlar ve onu ebediyyen unutulmuşluk zindanına kapatırlar. İhmal hapishanesinden bir daha çıkamayacak şekilde onu sağlam iplerle bağlarlar. Bir daha ışığı görmeyecek şekilde üzerine kapıyı kapatırlar. Çünkü o, geçmiş ve bitmiştir. Ne hüzün onu geri getirebilir, ne gam ve tasa onu düzeltebilir, ne de keder onu hayata döndürebilir. Artık mazi olmuştur. O halde geçmişin kabusunda ve olmayan bir şeyin gölgesinde yaşama. Kendini, geçmişin hayalinden kurtar.Nehri tersine akıtmak; güneşi doğduğu yere, çocuğu anasının karnına, sütü memeye, gözyaşını göze geri mi göndermek istiyorsun? Senin geçmişinle yaşaman, onun için üzülmen, onun ateşiyle yanman ve onun eşiğien atılman korkunç ve tarjik bir durumdur.

Mazi defterini okumak;bugünü kaybetmek, gayretleri çarçur etmek, içinde bulunduğun anı heba etmek demektir. Allah Teala, geçmiş ümmetlerden ve onların yaptıkları şeylerden söz ettikten sonra şöyle buyurmuştur:

"Onlar bir ümmetti, geldi geçti." (Bakara, 134)

Yani iş olup bitmiştir. Zamanın cesedini otopsi masasına yatırmanın ve tarih arabasının tekerini tekrar döndürmeye çalışmanın hiçbir yararı yoktur.

Geçmişe dönen kişi, aslında öğütülmüş unu tekrar öğüten, biçilmiş keresteyi tekrar biçen gibidir. Geçmişe ağlayan kimseye eskiden beri şöyle derler: "Ölüleri mezarından çıkarma."

En büyük musibetlerimizden biri, içinde bulundğumuz anın sorunlarıyla baş edemeyip geçmişimizle meşgul olmak, güzel köşklerimizi ihmal edip eski bir enkazın yasını tutmaktır. Halbuki insanlar ve cinler, maziyi geri getirmek üzere birleşse bile, yine de geri getiremezler, Çünkü imkansızdır.

İnsanlar, dönüp arkalarına makamazlar! Çünkü rüzgar ileri doğru eser. Su öne doğru yuvarlanır. Kafile öne doğru yürür. O halde sen de hayatın kanununa muhalefet etme