Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:55

Yer Küreyi Başında Taşıma

dunya sirt tasimaİnsanlardan bir grup vardır ki yataklarında uyurken bile içlerinde adeta bir dünya savaşı cereyan eder. Savaş sona erdiğinde de ganimet olarak eline geçen şey, sadece hastalıktır..

Onlar olaylarla birlikte yanar kavrulurlar. Döviz fiyatlarının yükselmesine öfkelenir, yağmurun gecikmesine kızar, paranın değerinin düşmesine sinirlenirler. Sürekli gerilim içindedirler.

"Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar" (Münafikun, 4)

Sana tavsiyem, dünyayı başında taşıma. Olayları arzın üstüne bırak. Onları bağırsaklarının içine koyma. Bazı insanların sünger gibi beyinleri vardır, her türlü dedikodu, yalan ve iftirayı emerler. Basit şeylerden canları sıkılır. Duydukları haberlerden sarsılır, her şeye üzülürler. Böyle bir beynin, sahibini helak etmesi kesindir.

Doğru ve hak ilkelerin sahipleri, olaylardan aldıkları ibret ve derslerle imanlarını kat kat artırırlar. Mücadele gücünü yitirmiş, zayıf ve bitkin kişiler ise her tökezlemede korkularına korku katarlar. Kasırgalar ve felaketler karşısında cesur bir yürekten daha yararlı hiçbir şey yoktur. Cesur ve atılgan kişi; geniş yüreklidir, sakindir, inancı sağlamdır, sinirlerine hakimdir. Korkak kişi ise, beklentilerin, dedikodu ve söylentilerin, kuruntu ve hayallerin kılıcıyla kendisini her gün defalarca öldürür. Eğer istikrarlı bir hayat yaşamak istiyorsan olayları ceasretle ve metanetle karşıla. İnançsızlar seni hafife almasınlar. Düzenbazların kuracakları tuzaklardan dolay için daralmasın. Olaylardan daha güçlü, bunalım rüzgarlarından daha dirençli ve kasırgaladan dah akuvvetli ol. Yüreksizlere Allah acısın. Olaylar onları sarstıkça sarsar.

"Sen onları, yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun." (Bakara,96)

Dünyaya meyli olmayanlara gelince, onlara Allah yardım eder ve onlar Allah'ın vaadine güvenirler.

Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:54

İsteyeceksen Allah'tan İste

dua gizliceAllah’ın lütfu pek yakındır. O,her şeyi işitir ve dualara icabet eder. O’na ısrarla dua etmeye acil ihtiyacımız vardır. Bıkmadan usanmadan dua etmeliyiz ve “dua ettim , dua ettim , icabet edilmedi.” dememeliyiz. Aksine devamlı dua ederek yalvarıp yakararak: “Ey celal ve ikram sahibi!” diyerek ısrarla istemeliyiz.

 “Rabbimize yalvara yakara ve gizlice dua edin.” (A’râf,55)

Gecenin üçte biri hayatımızın en değerli vakitlerindendir. Geceler duaların kabul edildiği veya kabul edilmeye en yakın olan vakitlerdir. Yüce rabbimiz , bu nefis vakitler hakkında kudsî hadiste şöyle buyuruyor:

“Yok mu isteyen vereyim? Yok mu bağış dileyen ,bağışlayayım. Yok mu dua eden , icabet edeyim?”

Yaşamımız boyunca öyle şeyler yaşarız ki öyle şeyler duyarız ki hayatımızda iz bırakan unutamadığımız öyle olaylar olur ki bunların hepsinde kendimize en yakın Allah’ı buluruz, O’nun huzurunda rahata erer,O’nun yardımını görür ve O’nun lütfuna ereriz.

 Allah’ın lütfu gerçekten çok büyüktür.

         “Başımıza gelen nice musibette Allah’tan yardım isteriz.

          Kurtulunca belalardan hepsini unutur gideriz.

          Ona dua ederiz denizde gemimiz kurtulsun diye,

           Kıyıya dönünce tekrar isyan ederiz.

           Güven ve sükûnetle bineriz uçağa,

           Allah koruduğu için yere düşmeyiz.”

Bu, yüce Yaratıcının lütfu ve yardımından başka bir şey değildir. Allah Resûlünün hadisinde: “İstediğin zaman Allah’tan iste. Bil ki bütün ümmet sana faydalı olmak için birleşse,O’nun yazdığından başka bir fayda veremezler.”

Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:52

İstiğfar, Kilitleri Açar

istigfarHadis : Allah'ın kul için takdir ettiği her kazada onun için mutlaka bir hayr vardır.
Nice zararlı şey yararlı olabilir. Her kazada , hatta bazı şartlarda günahlarda bile hayır olabilir.

İbn Teymiyye şöyle diyor: Bir mesele bana kapalı geldiğinde, Allah'a bin defa veya daha fazla ya da daha az istiğfar ederim. Allah da o meseleyi benim anlayışıma açar.
Gönül huzuruna kavuşmanın yollarından biri de yüze Allah'a istiğfar etmektir.

"Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelselerde Allah'tan bağışlanmayı dileseler, Resül de onlar için istiğfar etseydi Allah'ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı." (Nisa, 64)

"Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar." (Naziat, 46)

Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:43

Boş Durma, Bir İşle Meşgul Ol!

img 02Hiçbir iş yapmayıp boş duran kimseler dedikodu yaparlar ve ona buna laf taşırlar. Çünkü zihinler dağınıktır.

"Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular." (Tevbe, 87)

İnsan zihni için en tehlikeli durum, kişinin hiçbir iş yapmayıp boş kalmasıdır. Böyle biri, sağa sola yalpa yaparak hızla yokuş aşağı inen şoförsüz bir araba gibidir.

Hayatında kendini boşlukta hissettiğin zaman kendini üzüntü, keder ve kaygıya hazırla. Çünkü bu boşluk, seni hayat merdiveninin geçmiş, gelecek ve bugünkü dosyalarına doğru çeker, bu da seni şaşırmış bir hale getirir. Kahredici gevşekliğe karşılık verimli bir meşguliyet bul. Çünkü boş kalmak, gizli bir cinayettir ve sakinleştirici haplarla intihar etmek demektir.

Boş kalmak; Çin zindanlarında, tutukluyu her dakika damlayan bir şişenin altına koymak suretiyle yavaş yavaş uygulanan bir işkenceye benzer ki damlaların beklendiği aralıklarda tutuklu cinnet geçirmektedir.

Rahatlık bir gaflet, boşluk ise maharetli bir hırsızdır. Bu kuruntu savaşlarının kurbanı ise paramparça olan aklındır.

O halde hemen kalk, namaz kıl, Kur'an oku, tesbih çek, bir şeyler yaz/oku. İşyerini tertiple, evini düzene sok veya başka birine yararlı ol, Ta ki boşluktan kurtulasın. 

Meşguliyet bıçağıyla boşluğu kes ve işini bitir. Doktorlar, sadece bu icraata karşılık bile mutluluğun yüzde ellisini garanti ediyorlar. Çiftçilere, fırıncılara ve inşaat işçilerine bir bak; sen boşluk yılanı tarafından ısırıldığın için yatağında gözyaşlarını silerek ızdırap çekerken onlar huzur ve mutluluk içinde bülbüller gibi şakıyorlar.

Pazartesi, 28 Ocak 2019 02:34

Sakın Üzülme! Geçen geçmiştir.

img 01Geçmişe takılmak,zihnimizden onu bir türlü atamamak ve halen geçmişte yaşadıklarımıza üzülmek aptallık, delilik, iradeyi öldürmek ve şimdiki yaşadığımız hayatı boşa harcamaktır.

Akıllı insanlar, geçmişin dosyasını bir daha açmazlar ve onu ebediyyen unutulmuşluk zindanına kapatırlar. İhmal hapishanesinden bir daha çıkamayacak şekilde onu sağlam iplerle bağlarlar. Bir daha ışığı görmeyecek şekilde üzerine kapıyı kapatırlar. Çünkü o, geçmiş ve bitmiştir. Ne hüzün onu geri getirebilir, ne gam ve tasa onu düzeltebilir, ne de keder onu hayata döndürebilir. Artık mazi olmuştur. O halde geçmişin kabusunda ve olmayan bir şeyin gölgesinde yaşama. Kendini, geçmişin hayalinden kurtar.Nehri tersine akıtmak; güneşi doğduğu yere, çocuğu anasının karnına, sütü memeye, gözyaşını göze geri mi göndermek istiyorsun? Senin geçmişinle yaşaman, onun için üzülmen, onun ateşiyle yanman ve onun eşiğien atılman korkunç ve tarjik bir durumdur.

Mazi defterini okumak;bugünü kaybetmek, gayretleri çarçur etmek, içinde bulunduğun anı heba etmek demektir. Allah Teala, geçmiş ümmetlerden ve onların yaptıkları şeylerden söz ettikten sonra şöyle buyurmuştur:

"Onlar bir ümmetti, geldi geçti." (Bakara, 134)

Yani iş olup bitmiştir. Zamanın cesedini otopsi masasına yatırmanın ve tarih arabasının tekerini tekrar döndürmeye çalışmanın hiçbir yararı yoktur.

Geçmişe dönen kişi, aslında öğütülmüş unu tekrar öğüten, biçilmiş keresteyi tekrar biçen gibidir. Geçmişe ağlayan kimseye eskiden beri şöyle derler: "Ölüleri mezarından çıkarma."

En büyük musibetlerimizden biri, içinde bulundğumuz anın sorunlarıyla baş edemeyip geçmişimizle meşgul olmak, güzel köşklerimizi ihmal edip eski bir enkazın yasını tutmaktır. Halbuki insanlar ve cinler, maziyi geri getirmek üzere birleşse bile, yine de geri getiremezler, Çünkü imkansızdır.

İnsanlar, dönüp arkalarına makamazlar! Çünkü rüzgar ileri doğru eser. Su öne doğru yuvarlanır. Kafile öne doğru yürür. O halde sen de hayatın kanununa muhalefet etme

Page 2 of 2