Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:54

İsteyeceksen Allah'tan İste

dua gizliceAllah’ın lütfu pek yakındır. O,her şeyi işitir ve dualara icabet eder. O’na ısrarla dua etmeye acil ihtiyacımız vardır. Bıkmadan usanmadan dua etmeliyiz ve “dua ettim , dua ettim , icabet edilmedi.” dememeliyiz. Aksine devamlı dua ederek yalvarıp yakararak: “Ey celal ve ikram sahibi!” diyerek ısrarla istemeliyiz.

 “Rabbimize yalvara yakara ve gizlice dua edin.” (A’râf,55)

Gecenin üçte biri hayatımızın en değerli vakitlerindendir. Geceler duaların kabul edildiği veya kabul edilmeye en yakın olan vakitlerdir. Yüce rabbimiz , bu nefis vakitler hakkında kudsî hadiste şöyle buyuruyor:

“Yok mu isteyen vereyim? Yok mu bağış dileyen ,bağışlayayım. Yok mu dua eden , icabet edeyim?”

Yaşamımız boyunca öyle şeyler yaşarız ki öyle şeyler duyarız ki hayatımızda iz bırakan unutamadığımız öyle olaylar olur ki bunların hepsinde kendimize en yakın Allah’ı buluruz, O’nun huzurunda rahata erer,O’nun yardımını görür ve O’nun lütfuna ereriz.

 Allah’ın lütfu gerçekten çok büyüktür.

         “Başımıza gelen nice musibette Allah’tan yardım isteriz.

          Kurtulunca belalardan hepsini unutur gideriz.

          Ona dua ederiz denizde gemimiz kurtulsun diye,

           Kıyıya dönünce tekrar isyan ederiz.

           Güven ve sükûnetle bineriz uçağa,

           Allah koruduğu için yere düşmeyiz.”

Bu, yüce Yaratıcının lütfu ve yardımından başka bir şey değildir. Allah Resûlünün hadisinde: “İstediğin zaman Allah’tan iste. Bil ki bütün ümmet sana faydalı olmak için birleşse,O’nun yazdığından başka bir fayda veremezler.”

Pazartesi, 28 Ocak 2019 17:52

İstiğfar, Kilitleri Açar

istigfarHadis : Allah'ın kul için takdir ettiği her kazada onun için mutlaka bir hayr vardır.
Nice zararlı şey yararlı olabilir. Her kazada , hatta bazı şartlarda günahlarda bile hayır olabilir.

İbn Teymiyye şöyle diyor: Bir mesele bana kapalı geldiğinde, Allah'a bin defa veya daha fazla ya da daha az istiğfar ederim. Allah da o meseleyi benim anlayışıma açar.
Gönül huzuruna kavuşmanın yollarından biri de yüze Allah'a istiğfar etmektir.

"Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelselerde Allah'tan bağışlanmayı dileseler, Resül de onlar için istiğfar etseydi Allah'ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı." (Nisa, 64)

"Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar." (Naziat, 46)

Pazartesi, 28 Ocak 2019 02:34

Sakın Üzülme! Geçen geçmiştir.

img 01Geçmişe takılmak,zihnimizden onu bir türlü atamamak ve halen geçmişte yaşadıklarımıza üzülmek aptallık, delilik, iradeyi öldürmek ve şimdiki yaşadığımız hayatı boşa harcamaktır.

Akıllı insanlar, geçmişin dosyasını bir daha açmazlar ve onu ebediyyen unutulmuşluk zindanına kapatırlar. İhmal hapishanesinden bir daha çıkamayacak şekilde onu sağlam iplerle bağlarlar. Bir daha ışığı görmeyecek şekilde üzerine kapıyı kapatırlar. Çünkü o, geçmiş ve bitmiştir. Ne hüzün onu geri getirebilir, ne gam ve tasa onu düzeltebilir, ne de keder onu hayata döndürebilir. Artık mazi olmuştur. O halde geçmişin kabusunda ve olmayan bir şeyin gölgesinde yaşama. Kendini, geçmişin hayalinden kurtar.Nehri tersine akıtmak; güneşi doğduğu yere, çocuğu anasının karnına, sütü memeye, gözyaşını göze geri mi göndermek istiyorsun? Senin geçmişinle yaşaman, onun için üzülmen, onun ateşiyle yanman ve onun eşiğien atılman korkunç ve tarjik bir durumdur.

Mazi defterini okumak;bugünü kaybetmek, gayretleri çarçur etmek, içinde bulunduğun anı heba etmek demektir. Allah Teala, geçmiş ümmetlerden ve onların yaptıkları şeylerden söz ettikten sonra şöyle buyurmuştur:

"Onlar bir ümmetti, geldi geçti." (Bakara, 134)

Yani iş olup bitmiştir. Zamanın cesedini otopsi masasına yatırmanın ve tarih arabasının tekerini tekrar döndürmeye çalışmanın hiçbir yararı yoktur.

Geçmişe dönen kişi, aslında öğütülmüş unu tekrar öğüten, biçilmiş keresteyi tekrar biçen gibidir. Geçmişe ağlayan kimseye eskiden beri şöyle derler: "Ölüleri mezarından çıkarma."

En büyük musibetlerimizden biri, içinde bulundğumuz anın sorunlarıyla baş edemeyip geçmişimizle meşgul olmak, güzel köşklerimizi ihmal edip eski bir enkazın yasını tutmaktır. Halbuki insanlar ve cinler, maziyi geri getirmek üzere birleşse bile, yine de geri getiremezler, Çünkü imkansızdır.

İnsanlar, dönüp arkalarına makamazlar! Çünkü rüzgar ileri doğru eser. Su öne doğru yuvarlanır. Kafile öne doğru yürür. O halde sen de hayatın kanununa muhalefet etme

Page 2 of 2