2019 ÜÇ AYLAR NE ZAMAN?

Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi'ni de içinde barındıran üç aylar 8 Mart 2019'da başlayacak. Bu tarih itibariyle Recep ayı idrak edilecek. 2 Nisan'da ise Miraç Kandili Müslümanlar tarafından dualar ve ibadetlerle ihya edilecek. Şaban ayı ise 6 Nisan'da başlayacak ve 19 Nisan'da Berat Kandili ihya edilecek. On bir ayın sultanı Ramazan'da 6 Mayıs’da başlayacak.

2019 KANDİL GÜNLERİ NE ZAMAN?

7 Mart 2019 Perşembe günü Regaib Kandili.

2 Nisan 2019 Cuma günü Miraç Kandili.

19 Nisan 2018 Pazartesi günü Berat Kandili.

8 Kasım 2018 Pazartesi Mevlid Kandili.

8 Mart 2018 Pazartesi günü Üç Aylar başlangıcıdır.

ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Üç aylar 08 Mart 2019'da başlayacak. Üç Aylar; birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayını içinde barındıran, Regâib kandiliyle başlayan, Miraç ve Berat'le devam eden, bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle zirveye ulaşan, Ramazan bayramıyla da maddî ve manevî alanda “Bayram"a dönüşen manevi yükseliş ve bağışlanma aylarıdır. Bu mübarek ayların manevi değerine Hz. Peygamber işaret etmiş ve şöyle buyurmuşlardır:

“Recep Allah"ın ayı, şaban benim ayım, ramazan da ümmetimin ayıdır."(Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, I, 423, Hadis No: 1358)

“Ey Allah'ım! Recep ve şabanı bize mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur."(Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259)“Allah'ım! Bizleri Regâible Sana rağbet eden, Miraç ile yücelen, Berat ile kurtuluşa eren, Kadrini idrak ederek Ramazanın sonunda cenneti hak eden kullarından eyle!"

2019 RAMAZAN NE ZAMAN BAŞLIYOR NE ZAMAN BİTİYOR?

Ramazan'ın 1. günü ise 5 Mayıs 2019 pazar günü başlayacak. 4 Haziran, Salı 2019 günü ise son gündür.

2019 KADİR GECESİ

2019 Kadir Gecesi 31 Mayıs 2019 Pazar günü. (Kadir gecesi Ramazan ayının son gününden birinde yer almaktadır. Tahmini gündür.)

3 Haziran 2019 Perşembe günü (Ramazan) arefe günüdür.

2019 RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Ramazan Bayramı tatilinde tatil planı yapacak olan kişilerin merakla beklediği tarih netleşti.

Arefe Günü: 3 Haziran Pazartesi

  1. Günü 4 Haziran 2019 Salı
  2. Günü 5 Haziran 2019 Çarşamba
  3. Günü 6 Haziran 2019 Perşembe

2019 KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Kurban Bayramı tatilinde tatil planı yapacak olan kişilerin merakla beklediği tarih şöyle;

Arefe Günü: 10 Ağustos 2019 Cumartesi

  1. Günü 11 Ağustos 2019 Pazar
  2. Günü 12 Ağustos 2019 Pazartesi
  3. Günü 13 Ağustos 2019 Salı
  4. Günü 14 Ağustos 2019 Çarşamba

2019 HİCRİ YILBAŞI NE ZAMAN?

31 Ağustos 2019 Salı günü Hicri yılbaşıdır.

 ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ (ÖNEMİ)

2019 ÜÇ AYLAR NE ZAMAN?

Regaip, Miraç ve Berat kandilleri ile Kadir Gecesi'ni de içinde barındıran üç aylar 8 Mart 2019'da başlayacak. Bu tarih itibariyle Recep ayı idrak edilecek. 2 Nisan'da ise Miraç Kandili Müslümanlar tarafından dualar ve ibadetlerle ihya edilecek. Şaban ayı ise 6 Nisan'da başlayacak ve 19 Nisan'da Berat Kandili ihya edilecek. On bir ayın sultanı Ramazan'da 6 Mayıs’da başlayacak.

2019 KANDİL GÜNLERİ NE ZAMAN?

7 Mart 2019 Perşembe günü Regaib Kandili.

2 Nisan 2019 Cuma günü Miraç Kandili.

19 Nisan 2018 Pazartesi günü Berat Kandili.

8 Kasım 2018 Pazartesi Mevlid Kandili.

8 Mart 2018 Pazartesi günü Üç Aylar başlangıcıdır.

ÜÇ AYLAR NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Bu yılki Dini takvime göre üç aylar 08 Mart 2019'da başlayacak. Üç Aylar; birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayını içinde barındıran, Regâib kandiliyle başlayan, Miraç ve Berat'le devam eden, bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle zirveye ulaşan, Ramazan bayramıyla da maddî ve manevî alanda “Bayram"a dönüşen manevi yükseliş ve bağışlanma aylarıdır. Bu mübarek ayların manevi değerine Hz. Peygamber işaret etmiş ve şöyle buyurmuşlardır:

“Recep Allah"ın ayı, şaban benim ayım, ramazan da ümmetimin ayıdır."(Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, I, 423, Hadis No: 1358)

“Ey Allah'ım! Recep ve şabanı bize mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur."(Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259)“Allah'ım! Bizleri Regâible Sana rağbet eden, Miraç ile yücelen, Berat ile kurtuluşa eren, Kadrini idrak ederek Ramazanın sonunda cenneti hak eden kullarından eyle!"

2019 RAMAZAN NE ZAMAN BAŞLIYOR NE ZAMAN BİTİYOR?

Ramazan'ın 1. günü ise 5 Mayıs 2019 pazar günü başlayacak. 4 Haziran, Salı 2019 günü ise son gündür.

2019 KADİR GECESİ

2019 Kadir Gecesi 31 Mayıs 2019 Pazar günü. (Kadir gecesi Ramazan ayının son gününden birinde yer almaktadır. Tahmini gündür.)

3 Haziran 2019 Perşembe günü (Ramazan) arefe günüdür.

2019 RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Ramazan Bayramı tatilinde tatil planı yapacak olan kişilerin merakla beklediği tarih netleşti.

Arefe Günü: 3 Haziran Pazartesi

  1. Günü 4 Haziran 2019 Salı
  2. Günü 5 Haziran 2019 Çarşamba
  3. Günü 6 Haziran 2019 Perşembe

2019 KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Kurban Bayramı tatilinde tatil planı yapacak olan kişilerin merakla beklediği tarih şöyle;

Arefe Günü: 10 Ağustos 2019 Cumartesi

  1. Günü 11 Ağustos 2019 Pazar
  2. Günü 12 Ağustos 2019 Pazartesi
  3. Günü 13 Ağustos 2019 Salı
  4. Günü 14 Ağustos 2019 Çarşamba

2019 HİCRİ YILBAŞI NE ZAMAN?

31 Ağustos 2019 Salı günü Hicri yılbaşıdır.

 ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ (ÖNEMİ)

Receb Ayında her yeni başlangıçlarda olduğu gibi tevbe ve istiğfarla başlamalı geçmişteki hatalarımızı geride bırakıp onun için pişmanlık duyarak gelecek yıllar için kararlılık esasına uygun bir giriş yapmalıyız.

Receb'i "Allah'ın ayı" olarak nitelendiren Peygamberimiz s.a.v.'e bunun hikmeti sorulduğunda buyurmuştur ki:

"Çünkü bu ayda özellikle mağfiret boldur. Bu ayda halkın kan dökmesine mani vardır. Bu ayda Allah Tealâ peygamberlerinin tevbelerini kabul buyurmuştur. Bu ayda peygamberlerini düşmanlarından korumuştur."

"Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, 'Geçmiş günahların affoldu' der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. (Taberânî)

"Şaban ayının on beşinci gecesi (Beraat Kandili) olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın, o gecenin gündüzünü (on beşinci günü) de oruçlu geçirin. Çünkü o gece güneş batınca Allah Tealâ (bizce kavranması mümkün olmayan bir keyfiyetle) dünya semasına iner ve güneş doğana kadar: 'Benden mağfiret dileyen yok mu, ona mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım . (Bir derde) müptelâ olan yok mu, ona afiyet vereyim.' buyurur."

Son derece haklı olarak "Onbir Ayın Sultanı" diye adlandırılan, mahyaların bu aya özgü iltifatlarla donandığı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, bütün ayların içinde en nadide olanıdır.

Oruç nimeti bu aya has olarak farz kılınmıştır. Kur\'an -ı Kerim bu ayda indirilmiştir. Bin aydan daha hayırlı olduğu haber verilen Kadir Gecesi yine bu ayın içinde gizlidir. Ayrıca bu ayda ifa edilen bir farzın, diğer aylarda yerine getirilen yetmiş farza bedel olduğu bildirilir.

ÜÇ AYLARDA YAPILACAK İBADETLER

Bu günlerde nefisler hesaba çekilmeli, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede ve nasıl tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük divanın tek Hâkimi Yüce Allah'ın (cc) hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir.

Bu aylar dua ve tövbelerimizin kabul edilme ümidini daha fazla hissedeceğimiz aylardır.

– Kur'an-ı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun mekânlarda Kur'an ziyafetleri verilmeli, Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

– Peygamber Efendimize (s.a.s.) salât ve selâmlar getirilmeli, O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

– Tefekkürde bulunulmalı, "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir" gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

4 Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli, manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı

– Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı, gönüller alınmalı, kederli yüzler güldürülmeli.

– Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli, idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamette bulunulmalı.

– Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı, vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

– Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

-Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli, iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

– Hayattaki manevî büyüklerimizin, hocalarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, mesaj yahut e-mail çekerek tebrik edilmeli, duaları istenmeli.

-Başta bütün insanlık olmak üzere kendimize ve sevdiklerimize mümkün mertebe ismen dualar etmeli.

Receb'i "Allah'ın ayı" olarak nitelendiren Peygamberimiz s.a.v.'e bunun hikmeti sorulduğunda buyurmuştur ki:

"Çünkü bu ayda özellikle mağfiret boldur. Bu ayda halkın kan dökmesine mani vardır. Bu ayda Allah Tealâ peygamberlerinin tevbelerini kabul buyurmuştur. Bu ayda peygamberlerini düşmanlarından korumuştur."

"Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, 'Geçmiş günahların affoldu' der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. (Taberânî)

"Şaban ayının on beşinci gecesi (Beraat Kandili) olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın, o gecenin gündüzünü (on beşinci günü) de oruçlu geçirin. Çünkü o gece güneş batınca Allah Tealâ (bizce kavranması mümkün olmayan bir keyfiyetle) dünya semasına iner ve güneş doğana kadar: 'Benden mağfiret dileyen yok mu, ona mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım . (Bir derde) müptelâ olan yok mu, ona afiyet vereyim.' buyurur."

Son derece haklı olarak "Onbir Ayın Sultanı" diye adlandırılan, mahyaların bu aya özgü iltifatlarla donandığı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif, bütün ayların içinde en nadide olanıdır.

Oruç nimeti bu aya has olarak farz kılınmıştır. Kur\'an -ı Kerim bu ayda indirilmiştir. Bin aydan daha hayırlı olduğu haber verilen Kadir Gecesi yine bu ayın içinde gizlidir. Ayrıca bu ayda ifa edilen bir farzın, diğer aylarda yerine getirilen yetmiş farza bedel olduğu bildirilir.

ÜÇ AYLARDA YAPILACAK İBADETLER

Bu günlerde nefisler hesaba çekilmeli, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede ve nasıl tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük divanın tek Hâkimi Yüce Allah'ın (cc) hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir.

Bu aylar dua ve tövbelerimizin kabul edilme ümidini daha fazla hissedeceğimiz aylardır.

– Kur'an-ı Kerim okunmalı, okuyanlar dinlenmeli, uygun mekânlarda Kur'an ziyafetleri verilmeli, Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

– Peygamber Efendimize (s.a.s.) salât ve selâmlar getirilmeli, O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

– Tefekkürde bulunulmalı, "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir" gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

4 Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli, manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı

– Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı, gönüller alınmalı, kederli yüzler güldürülmeli.

– Günahlara samimi olarak tövbe ve istiğfar edilmeli, idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamette bulunulmalı.

– Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı, vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

– Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

-Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli, iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

– Hayattaki manevî büyüklerimizin, hocalarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, mesaj yahut e-mail çekerek tebrik edilmeli, duaları istenmeli.

-Başta bütün insanlık olmak üzere kendimize ve sevdiklerimize mümkün mertebe ismen dualar etmeli.

Salı, 29 Ocak 2019 09:56

Namaz... Namaz...

"Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin." (Bakara,153)

Ansızın bir korkuyla karşılaştığında, hüzün seni sardığında, keder yakana yapıştığında hemen namaza kalk ki kendine gelesin ve gönlün rahatlasın. Muhakkak ki namaz, Allah'ın izniyle üzüntü ve keder kalelerini yıkmaya, gerginlik kıvılcımlarını söndürmeye kefildir. Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem, ciddi bir durumla karşılaştığı zaman şöyle buyururdu.

"Ey Bilal! Bizi namazla rahatlat."

Namaz; onun gözünün nuru, huzuru ve mutluluğuydu. Müstesna kişilerin hayat hikayelerini de incelediğimizde onlar da başları derde girdiğinde ve problemlerle yüz yüze geldiklerinde örneğimiz peygamberimiz (s.a.v.) gibi namaza sığınmışlar. Böylece tekrar eski güçlerine, irade ve kararlılıklarına kavuşmuşlardır.

Korku ve endişe anında, korku namazı kılmak farz kılındı. Bu namaz, kellelerin uçuştuğu, kılıçların üzerinden kanların sel gibi aktığı zaman kılınır. Demek ki en büyük manevi takviye ve en rahatlatıcı şey, huşu içinde kılınan namazdır.

Özelllikle psikolojik sorunlarla boğuşan neslimizin, camilerle tanışması, öncelikle Rablerinin rızasını kazanmak ve kronik işkenceden kurtulmak için alınlarını secdeye sürmesi gerekir. Aksi takdirde göz yaşları göz kapaklarını kavuracak ve üzüntüden sinirleri bozulacaktır. Namazdan başka emniye ve huzur içinde kendilerin takviye edebilecekleri bir güç ellerinde yoktur.

Eğer düşünürsek, her gün ve her gece kıldığımız şu beş vakit namaz, bizim için en büyük nimetlerden biridir. Bunlar günahlarımız için kefarettir ve Rabbimiz katındaki derecemizin yükselmesine vesiledir. Sonra, bunlar acılarımızın ilacı, dertlerimizin devasıdır. Kalplerimize devamlı artan yakini, yani kuvvetli imanı yerleştirir;gönüllerimize rızayı, memnuniyeti ve hoşnutluğu doldururlar. Cami ve mescitlerden uzaklaşıp namazı terk edenler ise dert üstüne dert, sıkıntı üstüne sıkıntı, bedbahtlık üstüne bedbahtlıkla karşı karşıya gelirler.

"Onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır" (Muhammed, 8)